Nasreddin Hoca Fıkraları 1

ŞAKADAN HOŞLANMAM


       Nasrettin hoca pazarda dalgın dalgın yürüyormuş. Etrafındaki esnafları seyrediyor. Bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş, bir kaç adım sendelemiş. Neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş. Bir bakmış ki, hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş önce, bir yutkunmuş sonra:
— “Bana sen mi vurdun?” demiş
Adam:

— “Ben vurdum lan,  ne olacak!” demiş.
Hoca:

—Şakadan mı vurdun, ciddiden mi?” demiş
Adam:

— “Ciddi vurdum, napacan?”
Hoca:

—“Aman aman, öyle olsun... Çünkü şakadan hiç hoşlanmam da ...”

NAMAZ


     Hoca bir gün camiye gitmiş. Namaz kılacakmış. Hoca vaaz verirken, demiş ki:

—“Sağ tarafınızda melekler sol tarafınızda şeytan bulunur.”
Bunu duyan hoca, namaz sonunda selam verirken sağa dönmüş meleklere:

—“Esselamün Aleyküm.” Demiş. Sola dönüp şeytanlara:

—“Hadin şuradan len”deyip, namazı bitirmiş.



RÜZGARIN ATTIĞI ADAM


       Hoca bir gün boş bir bostana dalar. Yolar, temizler bostanda ne varsa.  Marullar, patlıcanlar salatalar… Doldurur çuvala tıka basa. Tam yükü yüklenecekken, çam yarması bir adam peydah olur. Herif der:

—“ Ne arıyorsun burada?” hoca bir düşünür ve cevabı bulur. Der ki:
—“Dün bir rüzgar çıkmıştı ya, o attı beni buraya.”

Adam:
—“Demek seni buraya atan rüzgar. Peki, ya bu patlıcanlar marullar. Onları da mı hep rüzgar kopardı?”
—“Evet, biraz fazlaca esiyordu. Beni öteye beriye savurdu. Neye uğradığımı bilemedim. Bari şunlara tutunayım dedim. Neye tutundumsa elimde kaldı.”
Bunun üzerine bostancı kızar:
—“Peki, çuvala koyan da mı rüzgar? Söyle, kim doldurdu çuvala bunları?”
Hoca tatlı tatlı kaşır burnunu, sonra döner der ki:
—“İlahi oğlum işte ben de onu düşünüyorum ya!.....”



EVLİLİK NE DEMEKTİR?

      Hocaya arkadaşları sorar:
—“Hoca, evlilik ne demektir?”

Hoca:

—“Gündüzleri çifte hırlama, geceleri çifte horlama!”



ALLAH BİLİYOR

       Nasreddin Hoca, bir cimri tanıdığının evine gittiğinde, tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış. Ev sahibinin gözü yerinden oynamış :
—“Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanin içini sıyırır.” demiş.
Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve :
—“Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor” demiş.


DİLENCİ


      Dilenci:

—“Hocam Allah rızası için bana, az sadaka verir misin?” der.

Hocanın niyetinde sadaka vermek yoktur. Dilenciye:

—“Az vermek şanımdan değildir.”
Dilenci:

—“O halde çok verin.”
Hoca:

 "O da senin şanından değildir."

 

9 AKÇEMİ 10 AKÇE Mİ

      Bir gün Nasreddin Hoca, rüyasında bir adama hindi satmak için pazarlıktadır.  

Adam:

—“ 9 akçe” diyormuş.

Nasreddin Hoca da:

—“ 10 akçe” diyormuş.

      Nasreddin Hoca rüyadan uyanmış ellerinde ne hindi, ne de hiç akçe yok. Geri uykuya dalmış ve adama demiş ki;

—“Tamam 9 akçe olsun.”


ABDEST


     
Bir gün, Nasreddin Hoca, bahçede bir ağacın gölgesinde namaz kılıyormuş. Çocuğun birisi de önceden ağaca çıkmış. Namaz sonunda, Nasreddin Hoca dua ediyormuş.

—“Allahım günahlarımı affet!” demiş.

Ağaçtaki çocuk:

—“Etmem” demiş.

Hoca:

—“Allahım, sen günahlarımı affet”demiş.

Ağaçtaki çocuk tekrar:

—“Etmem” demiş.

Hoca:

“Etmezsen etme, zaten abdestim yoktu” demiş


CENNET VE CEHENNEM


Nasreddin Hoca, bir gün ölmüş. Öbür dünyaya gitmiş. Melek, Nasreddin Hoca 'ya sorar:
—“Cennet'emi gitmek istersin yoksa Cehennem'emi gitmek istersin? Hangisine gitmek istersin?”
Hoca bir bakmış, Cennet'te herkes tespih çekiyor. Cehennem'de herkes müzik açmış oynuyormuş. Nasreddin Hoca, Meleğe cevabın verir:
—“Cennet'te benim canım sıkılır, Cehennem'de ise canım sıkıldıkça oynarım.” Demiş.Ve Cehennem’i tercih etmiş.

Tam cehennemin kapısından girmiş ki;

Şeytan:

—“Eğlence bitti herkes kazanlaraaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa.!”



ACEMİ BÜLBÜL


      Nasrettin Hoca, bir gün komşusunun bahçesine girer. Bahçedeki armutları görünce dayanamaz. Bir tane yer, dayanamaz bir daha, bir daha derken armut ağacına çıkıverir. Başlar yemeye. Tam bu sırada bahçenin sahibi çıkagelir.
      Hoca şaşkınlıkla başlar bülbül gibi ötmeye.
      Bahçenin sahibi şaşkın şaşkın, Hocanın olduğu ağacın altına varıp:
—“Ne yapıyorsun burada” diye bağırır.
Hoca sakince cevap verir:
—“Ben bülbülüm, yuvam da burada”der. Tekrar cırlak sesiyle ötmeye başlar.
Bahçe sahibi öfkeyle:
—“Bülbül böylemi öter be adam!” diye bağırınca,
Hoca:
—“Ben acemi bülbülüm. Ancak bu kadar ötüyorum”der.

 

 

BAKLAVA


      Hoca akşamleyin eve doğru yürürken, baklava seven bir köylüyle karşılaşır.
—“Hoca, kısa bir sure önce bir adam büyük bir tepsi baklava götürüyordu...”

Hoca:
—“Beni ilgilendirmez!”

Adam:
—“Fakat adam tepsiyi sizin eve götürüyordu.”

Hoca:
—“O zaman da, seni ilgilendirmez!”


BEN UYUYORUM


      Bir gün Nasreddin Hoca şehre gelip, bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış. Gece yarısı arkadaşı sormuş:
— “Hocam, uyudunuz mu?”
— “Buyurun bir şey mi var?”
— “Biraz borç para isteyecektim.”
Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp:
—“Ben uyuyorum!” Demiş.


ÇORBA


Hoca'nın canı şöyle bir tarhana çorbası çekmiş. Başlamış ağzı sulana sulana hayal kurmaya.O sırada kapı çalınmış ve komşunun oğlu:
—“Hocam,annem hasta,bir tas çorba istiyor,”demiş.
Hoca, söylenmiş kendi kendine:
—“Hey Allah'ım, bizim komşular hayalin kokusunu bile alıyor!”

BİLENLER BİLMEYENLERE ÖĞRETSİN


Hoca, vaaz için kürsüye çıkar. Camideki topluluğa:
—“Size ne anlatacağımı biliyor musunuz?”der.
Vaazı dinlemeye gelenler:
—“Nereden bilelim, bilmiyoruz...”derler.
Hoca,
—“Bilmiyorsanız, ne diye boşu boşuna anlatayım...” Diyerek kürsüden inip gider.
Bir başka zaman yine camiye vaaza gelir, kürsüye çıkar. Yine topluluğa sorar:
—“Size ne anlatacağımı biliyor musunuz?”
Geçenkinden ders aldıklarından,
—“Biliyoruz...” Derler.
O zaman hoca:
—“Biliyorsanız, ne diye anlatayım boşboşuna...” Deyip yine kürsüden inip gider.
Yine bir gün vaaz için gelir camiye, kürsüye çıkar. Aynı soruyu sorar:
—“Ey dinleyiciler. Size ne anlatacağımı biliyor musunuz?”
Vaazı dinlemeye gelenler, önceden sözleşip öğütleştikleri üzere şöyle derler:
—“Kimimiz biliyoruz kimimiz de bilmiyoruz.”
Hoca:
—“Öyleyse, der, boşuna zamanınızı almayayım da, işten güçten kalmayın. Bilenler, bilmeyenlere öğretsin...”



KAZAN DOĞURDU


Bir gün Nasrettin Hoca komşusundan kazan istemiş. Komşusu da vermiş. İki gün sonra kapısına gelen komşusuna kazanı ve içindeki küçük kazanı verir. Komşusu sorar:

—“Hoca bu ne!”

Hoca da:

—“Sizin kazan doğurdu” der. Ve komşu alır gider.

Hoca bir gün bir daha gider kazan  istemeye. Komşu kazanı hemen verir ve bir kaç gün sonra da, Nasrettin Hocaya gidip kazanını geri ister. Hocanın yüzü eğik bir vaziyette kapıyı açar. Komşu, hemen kazanı ister. Hoca:

—“ Allah rahmet eylesin, sizin kazan öldü” der.

Komşu:

—“Hoca, neden yalan söylüyorsun”der.

Hoca:

—“Sende, kazanın doğurduğuna inanıyorsun da, öldüğüne neden inanmıyorsun” der

Hava Durumu
Anlık
Yarın
32° 35° 23°
Avcılık ve Spor